birlikteyizbiz Forum Ana Sayfa birlikteyizbiz
Öğretmenler için, öğretmenlerle elele...
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Yeni Programlara Dair Değerlendirme/ahdiron

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    birlikteyizbiz Forum Ana Sayfa -> Yeni Öğretim Programları Değerlendirmeleri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ahdemir



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar: 12

MesajTarih: Pzr Ekm 28, 2007 9:43 pm    Mesaj konusu: Yeni Programlara Dair Değerlendirme/ahdiron Alıntıyla Cevap Gönder

Yeni Programlara Dair Değerlendirme
Milli Eğitim Bakanlığı 2000’li yılların başından itibaren uluslar arası düzeyde yapılan sayısal, sözel ve diğer değişik alanlardaki sınavlarda görülen öğrenci başarısızlığının nedenleri üzerinde kafa yorarken sebebin ezberci eğitim anlayışından kaynaklandığı kanaatine varmış ve çözüm olarak öncelikle programlarda köklü değişiklikler yapılması gerektiğini düşünerek bu yönde çalışmalara başlamıştır. 2003 yılında ülke çapında belirlenen bazı illerdeki yaklaşık yüz yirmi civarındaki ilköğretim okullarında ön uygulamalar yapılarak yeni programların uygulanmasına başlanmıştır. 2005-2006 öğretim yılından itibaren tüm ülkedeki ilköğretim okullarının 1-5. sınıflarında, bir sonraki yıldan itibaren de kademeli olarak 6, 7. ve 8. sınıflarda yeni programlar devreye sokulmuştur. Yeni programlar son üç yıldır ülkemiz ilköğretim okullarında uygulanmaktadır. Yeni ilköğretim programlarının geliştirilmesine, uygulanmasına yönelik olarak çok değişik tartışmalara şahit oluyoruz. Programları her yönden destekleyenler olduğu gibi aceleye getirildiği, yeterince denenmeden, gözden geçirilmeden, alt yapısı hazırlanmadan okullarda karmaşaya yol açıldığını iddia edenler de var.
Yeni ilköğretim programları ile öğrencilerin ezberci eğitim anlayışından kurtulacağı, öğrencilerin daha aktif hale getirilip öğrenmekten zevk alır hale getirileceği, öğrenmeyi öğrenmenin öğretileceği, bilgiyi doğrudan aktarma yerine öğrencilerin bizzat etkin olarak katıldığı faaliyetlere dayalı etkinliklerle kendi geçmiş yaşantılarından hareketle daha iyi öğrenir hale getirileceği, düşünme, sorgulama, iletişim ve etkileşim kurma gibi bir takım becerilerini en üst düzeyde geliştireceği düşünülmektedir. Yine yeni programlarla öğrencilere sadece bilgi değil beceri, tutum, değer, davranış gibi hayatın her alanına yönelik yeterlikler kazandırılması hedeflenmektedir. Bu amaçla öğrencilerin bir takım genel ve özel becerileri kazanmaları, edindikleri yeterlikleri başka alanlara transfer etmeleri de programla kazandırılmak istenen diğer niteliklerdir. Yeni programlar özellikle ölçme değerlendirme sürecine getirdiği yeniliklerle kendini önceki programlardan büyük oranda farklılaştırmaktadır. Eski programları ürün değerlendirme odaklı olarak görüp eleştiren yeni program öğrenme sürecinin başından sonuna kadar tüm aşamaları, özellikle de bireysel ayrılıkları dikkate alarak sonuçlandırma iddiasındadır.
Program eğitim öğretim faaliyetlerinin teorik yönünü oluşturmaktadır. Eğitim öğretim faaliyetleri sınıfta, okulda, çevrede çeşitli şekillerde yapılmaktadır. Program bu faaliyetlerin daha planlı, sistemli bir şekilde yapılmasını sağlamaya çalışır. Program eğitim öğretim faaliyetlerinin içinde yer alan bir çok unsurdan sadece birisidir. Bu yönüyle programlarda yapılan değişiklikleri eğitim öğretimde büyük değişiklikleri sağlayabilecek tek faktör olarak görmemek gerekir. Bilimsel çalışmalara yönelik olarak yapılan değerlendirmelerde teori ile uygulama arasında var olması gereken dengenin önemi benzer şekilde programların hazırlanmasında ve uygulanmasında ve değerlendirilmesinde de mutlaka dikkate alınması gerekir. Program, programın uygulayıcıları, uygulamaların yapıldığı yerler olan okullar, okulların alt yapıları, imkanları, okulların içinde bulunduğu çevre, okulların bağlı bulunduğu genel eğitim sistemi, bu sistemin dizaynı, işleyişi gibi bir çok değişik faktör teori ile uygulama arasında dikkate alınması gereken dengeyi olumlu veya olumsuz doğrudan etkileyebilen hususlardır. Programları teorik olarak çok etkili bir biçimde hazırlamış olmak programların uygulandığı yerler olan eğitim öğretim süreçlerini de aynı düzeyde etkili kılacak anlamına gelmemektedir. Bu yönüyle programların uygulanmasında karşılaşılan sorunlar üzerinde özellikle durulması gerekmektedir. Şöyle ki yukarıda sayılan bir çok unsurdan birisi olan öğretmen faktörü açısından durumu değerlendirecek olursak yeni program olsun veya eski programlar olsun hazırlanan tüm programların uygulanmasında öğretmenlere oldukça büyük görevler düşmektedir. Yeni program öğretmen unsuruna da büyük sorumluluklar yüklemektedir. Yeni programla birlikte getirilen yenilikler öğretmenlerin yükünü daha da arttırdı. Öğretmen eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütücüsü, denetleyicisi, değerlendiricisi ve yeniden organize edicisi olarak hem eğitim öğretimi planlayacak, hem süreci işletip yönetecek hem de süreci ve sonucu değerlendirecek. Değerlendirme sonucunda yeniden gerekli düzenlemeyi yapacak. Bu çalışmaların altından öğretmenin tek başına kalkabilmesi mümkün görünmemektedir. Yeni programda öğretmenden beklenen rollere bakıldığında on bir farklı rol belirlendiği görülmektedir. Tüm bu rolleri öğretmenin sınırlı bir zaman süresi içinde, sınırlı bir mekanda ve sınırlı bir yetki ile yerine getirebilmesini beklemek hayalcilikten öte bir şey değildir. Bu roller programda şöyle sıralanmaktadır; Öğrenci çalışmalarına rehberlik etme, Kaliteyi artırmak için meslektaşlarıyla işbirliği yapma, Öğrencilerini grupla çalışmaya yönlendirme, Öğrencilerin sağlıklı ve güvenlik içinde olmalarını sağlama, Öğretimi planlama, Sınıf içi etkinliklerde bireysel ayrılıkları dikkate alma, Öğrencilerin gelişimlerini ölçme ve değerlendirme, Aktif olarak öğrenme, Öğrenciye model olma, Kişisel, sosyal ve kültürel eğitimi kolaylaştırma, Beceri ve kişisel niteliklerin kazanılmasına yardım etme, Aile ile işbirliği yapma gibi ilk anda sayılabilecek roller öğretmenden ilk anda beklenenlerdir. Bu rollerin her birine ayrıntılı olarak bakıldığında her birinin gerçekleştirilmesinde öğretmenin kişisel, sosyal, eğitsel, kültürel yeterliklere sahip olmasını gerektirmektedir.
Rollerin yerine getirilmesi sürecinde öğretmenin uzman bir ölçmeci, uzman bir gözlemci, uzman bir eğitmen, uzman bir sosyal hizmet uzmanı gibi davranması beklenmektedir. Bunlardan başka öğretmenin programlarda kazandırılması gereken genel ve özel becerilerden haberdar olarak ders işlemesi, derslerdeki etkinliklerin düzenlenmesi ve uygulanmasında ilişki kurulması gereken ara disiplinlerden de haberdar olması gerekmektedir.
Öğretmenlerin yeni programların felsefesi, uygulanması, değerlendirilmesi, konularında yeterli bilgiye sahip oldukları hususu ise şüphelidir. Programların uygulanmaya başlandığı ilk yılda kısmen yoğun bir çalışmadan söz edilebilse de sonraki yıllarda bu yoğunluğun devam ettirildiğini söylemek zor görünmektedir. Öğretmenlerin programları henüz yeterince kavradıklarını, doğru bir şekilde uygulayabildiklerini, programların kendilerinden beklediği rolleri istendiği şekilde oynayabildiklerini söylemek için elde yeterli veri bulunmamaktadır. Ancak programların ölçme değerlendirme uygulamalarının, ölçme değerlendirmede kullanılması gereken geleneksel ve alternatif ölçme araçlarının etkin bir şekilde kullanılabildiğini, eğer yapılabiliyorsa değerlendirmelerin sonuçlarının gerektirdiği çalışmaların etkin bir şekilde yapılabildiğini, programların aileye yönelik kısımlarının doğru bir şekilde uygulanabildiğini söylemek zor görünmektedir.

Ali Hikmet DEMİR
Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
sevim karaman



Kayıt: 02 May 2006
Mesajlar: 3117

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 7:37 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

öğretmenim teşekkür ediyorum.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
sevim karaman



Kayıt: 02 May 2006
Mesajlar: 3117

MesajTarih: Sal Ksm 27, 2007 7:52 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

sakarya da öğretmen arkadaşlarımızın da katıldığı program değerlendirme çalışmaları ve hazırlanan raporla ilgili arkadaşlardan uyarı aldım dosyanın silindiği konusunda. açıkçası yüklediğim dosyayı kendi bilgisayarımda da bulamadığım için yeniden yükleyemedim bir süre bu nedenle başlığı değiştirmek ve bazı mesajları silmek zorunda kaldım. özür diliyorum.

Program Değerlendirme Raporu 2007

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ahdemir



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar: 12

MesajTarih: Cmt Oca 05, 2008 10:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Yeni Programın Uygulanmasına Dair Bir İzlenim
Yeni programlar 2004 yılından itibaren uygulanmaya başlandı. Bu uygulamalar özellikle Hüseyin ÇELİK’in bakan olmasıyla başladı diyebiliriz. Hüseyin ÇELİK’in bakan olarak görev almasıyla birlikte Gazi Üniversitesinde profesörlük yapmakta olan Ziya SELÇUK’da Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına getirildi. Profesör Ziya SELÇUK’un TTKB’ye gelmesiyle birlikte bu çalışmalar başladı.
1990’lı yıllarda Bakanlığın Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından Öğretmenler İçin Öğretmenlerle İletişim adıyla hazırlanmış bir dizi eğitim amaçlı programa rastladım. Bu programlardan 14. programa o zamanki göreviyle Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ziya SELÇUK konuk olarak katılmış. Yaklaşık 35 dakikalık bir süreyi kapsayan programda Çoklu Zeka Uygulamalarından(ÇZK) söz ediliyor. Sunucu olarak Aysel ÖZFIRAT isimli bir bayan Ziya SELÇUK beye ÇZK hakkında sorular soruyor, cevaplar alıyor. ÇZK. Hakkında daha önce düzenlenmiş üç programda anlatılanların uygulanmasına yönelik açıklamalar yapılması hedeflenmiş.
Sunucu ÇZK uygulamalarına yönelik programın girişinde Ziya SELÇUK beyi tanıtırken akademik titri yanında Gazi Üniversitesi Vakfı Özel İlköğretim Okulu Eğitim Koordinatörü olduğunu da söylüyor. Ardından da ÇZK uygulamaları konusunda bilgi almaya başlıyor. Ziya SELÇUK bey Gazi Üniversitesi bünyesinde Cumhuriyetin 75. kuruluş yılı çerçevesinde çeşitli projelerin yürütüldüğünü, Gazi Üniversitesi gibi 7-8 tane fakültesi olan bir üniversitenin bünyesinde bir uygulama okulunun olmamasının eksikliğinin hissedildiğini, bu eksikliği gidermek için bu uygulama okulunun açıldığını, okulda uygulanacak sistem belirlenirken dünya eğitim sistemlerinin incelendiğini, bu sistemler içinde en uygun olanın ÇZK’na uygun uygulamalar olduğunu gördüklerini, bu kuramı uygulama okulunda uygularken yapısalcı yaklaşıma göre bir düzenleme yapılmasına dikkat edildiğini, ÇZK uygulamalarının beyne dayalı araştırmalardan çıktığını, bundan dolayı da kültürel farklılıkları dikkate alarak eğitim sistemine uyarlamanın çok daha kolay olduğunu yaklaşık 1998’li yıllarda anlatıyor.
Derslerin işlenişine yönelik okulda Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler gibi derslerde yapılmış çekimlerden örnekler veriliyor. Sınıflar 20-24 kişilik olarak ve her öğrenciye özel bir masa ve sandalye hazırlanmış. Sınıflarda üniversite bünyesinde yer alan bir uygulama okulunda bulunması gereken her tür teknolojik araç gerecin var olduğu çekimlerden anlaşılıyor. Sunucunun sorularına cevap verirken Ziya SELÇUK bey her zeka alanı ile ilgili en az ellişer etkinliğin hazır olduğunu, öğretmenlerin bunların arasından istediğini seçtiğini, okulda sözel ve matematiksel zeka alanları dışında diğer altı alana yönelik etkinliklerin de planlandığını, hazırlandığını ve uygulandığını anlatıyor. Sunucunun heyecanı, şaşkınlığı yüzünden, konuşmalarından açıkça anlaşılıyor.
Sunucu öğretmen eğitimine yönelik sorular soruyor. Bu sorulara Ziya SELÇUK bey eğitim uygulamalarının 3 ve 5’er yıllık iki ayrı dönemden oluşan bir proje olduğunu, ilk üç yıllık dönemde öğretmenlerin lider eğitmenler, eğitim danışmanları tarafından eğitildiklerini, eğitimlerin okul açılmadan 1,5 ay önce, okullar açıldıktan sonra da 1 ay boyunca her hafta en az 6 saatlik teorik ve uygulamayı içerecek şekilde sürdürüldüğünü açıklıyor.
Sunucu eğitim sisteminin getirdiği planlama uygulamalarına yönelik sorular soruyor. Bu sorulara da Ziya SELÇUK bey okulda müfredat gereği planların hazırlandığını ancak planların daha önceden hazırlanarak öğretmenlere verildiğini, bir önceki yıl uygulanan planların bir sonraki yıl öğretmenlere devredildiğini, bu planların ya aynen kullanıldığını veya öğretmenler tarafından geliştirildiğini, planların örneklerini gösterip açıklamalar yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığının 2551 sayılı tebliğler dergisinde yayınladığı Planlara İlişkin Yönergenin ekinde var olan ÇZK’na uygun olarak hazırlanmış plan örneğinin aynısı olduğu anlaşılıyor.
Ödevlere, okulda ve evde yapılan ödev çalışmalarına yönelik örneklerden söz ediliyor. Uygulama okulu öğrencilerine verilen çalışma kağıtları örnekleri gösteriliyor. Ziya SELÇUK bey okuldaki ödev çalışmalarının Pazartesi, Perşembe ve Pazar günleri farklı olduğunu, diğer günlerde ise test tekniğine uygun sorular çözme, bakanlığın yaptığı sınavlara hazırlık anlamında ödevlerin yaptırıldığını, üç günde ise altı zeka alanına yönelik çalışmaların, çalışma yapraklarının kullanıldığını söylüyor. Verilen örneklerin Öğrenci Çalışma Kitaplarında var olanlarla aynı olduğu açıkça görülüyor.
Yaklaşık 35 dakikalık programda yapılan açıklamalarda söylenenlerin bugün bakanlığımızın uyguladığı müfredat programlarıyla aynı olduğu çok rahat söylenebilir. Buradan nereye varmaya çalışıyorum diye belki düşünülebilir. Aslında müfredat programlarına yönelik uygulamalar 1990’ların sonundan itibaren başlamış diyebiliriz. Gazi Üniversitesi Vakfına ait Özel İlköğretim Okulunda yaklaşık 1997-1998’lerden itibaren uygulanan ÇZK uygulamaları yaklaşık 6-7 yıl sonra Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tüm yurtta yaygınlaştırılarak uygulanmaya başlandığını söyleyebiliriz. Bir yıllık pilot uygulama aslında 6-7 yıllık uygulamanın bir örneği gibi görünüyor. Öğretmen Kılavuz kitapları plan yerine geçtiğine göre bu durumda Gazi Üniversitesi uygulama okulundakinin aynısı, Öğrencilere verilen çalışma kitapları ile uygulama okulundaki çalışma kağıtları aynı mantıkla hazırlanmış görülüyor. Bunlar benzerlikleri. Peki bu günkü uygulamalarla uygulama okulunda yapılmış uygulamaların farkı ne diye sorulursa öğretmenlerin eğitilmesi sürecinin tamamen farklı olduğu hemen söylenebilir. Uygulama okulunda üç yıl boyunca en az üçer aylık dönemler halinde alan uzmanlarından öğretmenlere yönelik yapılan teorik ve uygulamalı hizmet içi eğitim kursları bakanlık tarafından hemen hiç yapılmadı. Derme çatma yapılan bazı hizmet içi eğitim kursları ise programa yönelik doğru dürüst bir ön eğitim dahi almayan eğitimciler tarafından en fazla üç günlük bir sürede ve büyük gruplara yönelik olarak bir defalığına verilmeye çalışıldı. Okullarımızın öğrenci sayıları uygulama okuluyla zaten benzeşmiyor. Okulların her türlü alt yapı imkanları da uygulama okulununkine hiç benzemiyor. Öğrenciler de uygulama okulunun öğrencileriyle hiç benzeşmiyor. Bir kere uygulama okulu özel okul. İkincisi uygulama okulunun öğrencilerinin velilerinin çoğu büyük ihtimalle öğretim üyesi, öğretim görevlisi veya üniversite çalışanı. Böylesi bir arka plana sahip öğrencileri ÇZK veya çağdaş bir eğitim yaklaşımıyla değil hangi eğitim yaklaşımıyla yetiştirirseniz yetiştirin benzer sonuçlar rahatlıkla alınabilir denirse fazla iddialı bir yargı olmaz diye düşünüyorum. Oysa toplumumuzun çoğunluğunu oluşturan ailelerin eğitim seviyesi uygulama okuluyla kıyas kabul etmez bir durumda diyebiliriz.
2004 yılında pilot uygulamasına başlanan yeni ilköğretim programları pratiğe geçirilmeden önce büyük ihtimalle Sayın Milli Eğitim Bakanımızla sayın Ziya SELÇUK arasında şöyle bir diyalog geçmiştir.
- Sayın Selçuk sizin şu uygulama okulunuzdaki programınızın çok ilginç olduğunu duydum. Bunu ülkemizin eğitim sistemine adapte edebilir miyiz?
-Sayın Çelik gerçekten bu uygulamalar büyük başarı sağladı. Bu uygulamalar tüm ülke çapında uygulanırsa benzer başarı ülkemiz eğitim sisteminde de görülebilir.
-Sayın Selçuk o zaman sizi TTKB’na getirelim, bu uygulamaları siz tüm yurt sathına yayın.
Hay hay efendim, neden olmasın……
…………..
…………..
…………..
Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    birlikteyizbiz Forum Ana Sayfa -> Yeni Öğretim Programları Değerlendirmeleri Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.056